أنقرة (زمان التركية)- وصف المبعوث الأمريكي الخاص، توم باراك، التوترات المتصاعدة بين تركيا وإسرائيل بأنها مجرد “خطابات سياسية”، مشدداً على ضرورة تبني البلدين نهجاً تعاونياً في قطاعي الطاقة والأمن لضمان استقرار المنطقة.
وجاءت تصريحات باراك خلال مشاركته في منتدى أنطاليا الدبلوماسي، حيث قلل من شأن المخاوف المتعلقة بنشوب صراع مسلح.
وردّاً على تقارير تشير إلى احتمالية المواجهة في المستقبل القريب، صرّح باراك قائلاً: “تركيا ليست دولة يمكن مواجهتها أو استهدافها بسهولة”، مشيراً إلى ثقلها الإقليمي الذي يمنع انزلاق الأمور إلى صدام مباشر.
واعتبر المبعوث الأمريكي أن الإعلام يلعب دوراً سلبياً في تشكيل وعي الشعبين، مما يؤدي إلى رؤية مشوهة للواقع.
وأوضح باراك: “عندما تفتح صحيفة في تل أبيب صباحاً، ترى خرائط تصور ‘الدولة العثمانية 2.0’ الممتدة من فيينا إلى جزر المالديف. وفي المقابل، عندما تفتح صحيفة في إسطنبول، تجد خطاباً يتحدث عن مشروع ‘إسرائيل الكبرى’. هذا التضليل هو ما يغذي الاحتقان”.
وسلط تقرير نشره موقع Middle East Eye، الضوء على أن تركيا كانت أول دولة ذات أغلبية مسلمة تعترف بإسرائيل عام 1949، واستمرت العلاقات بينهما لسنوات طويلة في إطارات أمنية وتجارية مستقرة.
إلا أن عام 2010 مثل نقطة تحول كبرى إثر حادثة سفينة “مافي مرمرة”، حيث قُتل 10 مدنيين أتراك برصاص القوات الإسرائيلية أثناء محاولتهم كسر حصار غزة، مما دفع أنقرة لاتخاذ مواقف أكثر صرامة تجاه السياسات الإسرائيلية.
وعلى الرغم من محاولات التطبيع التي بلغت ذروتها في سبتمبر 2023 بلقاء الرئيس رجب طيب أردوغان ورئيس الوزراء بنيامين نتنياهو في نيويورك، فإن أحداث 7 أكتوبر والحرب في غزة عصفت بهذه الجهود.
وقد وصل التصعيد الكلامي إلى ذروته بوصف رئيس الوزراء الإسرائيلي السابق، نفتالي بينيت، لتركيا بأنها “إيران القادمة”.
وتحاول الإدارة الأمريكية موازنة دعمها العسكري لإسرائيل مع الحفاظ على علاقتها الاستراتيجية بتركيا كعضو حيوي في الناتو، خاصة في ظل الكيمياء الإيجابية بين الرئيس ترامب ونظيره التركي.
وأشار باراك إلى أن تقلبات أسعار الطاقة الناتجة عن الصراعات الإقليمية تفرض ضرورة التعاون، مؤكداً أن تركيا هي العصب الرئيسي لتدفق البيانات والطاقة في المنطقة، قائلا: “كل شيء يمر عبر تركيا؛ خطوط الألياف البصرية، والنفط والغاز القادم من أذربيجان وأرمينيا، وتدفق السلع… لا يمكن تجاهل هذا الدور المحوري”
دعا باراك إسرائيل إلى السعي لبناء تحالف مع تركيا يشبه تحالفها مع أبوظبي أو تقاربها مع السعودية، معتبراً أن هذا هو الطريق الصحيح لرفاهية الشعب الإسرائيلي.
كما قدم مقترحاً جريئاً يقضي بدمج تركيا في قوة أمنية دولية من المفترض تشكيلها لإدارة قطاع غزة مستقبلاً، قائلاً: “أذكى ما يمكن لإسرائيل فعله هو تشجيع تركيا على الانخراط في هذه القوة ودمجها في العملية السياسية”.
أثنى المسؤول الأمريكي على قنوات الاتصال المفتوحة بين أنقرة وحركة حماس، مؤكداً أنها لعبت دوراً جوهرياً في مفاوضات إطلاق سراح الرهائن الإسرائيليين.
وأوضح أن عدم تصنيف تركيا للحركة كمنظمة إرهابية رسمياً هو ما منحها القدرة على القيام بهذا الدور الدبلوماسي الحساس.
وفي سياق متصل، وُصفت المباحثات التي جرت مطلع الأسبوع بين وزير الخارجية التركي هاكان فيدان وتوم باراك بأنها “مثمرة”، مما يعزز التكهنات بأن خيارات التعاون الاقتصادي والدبلوماسي لا تزال قائمة خلف كواليس التصريحات النارية.
ABD Büyükelçisi’nin sözleri gündemde: Barrack’a göre Türkiye ve İsrail karşı karşıya gelmeyecek
ABD’nin özel temsilcisi Tom Barrack, Türkiye ile İsrail arasındaki artan gerilimi “retorik” olarak nitelendirdi. Barrack, iki ülkenin enerji ve güvenlik alanlarında iş birliği yapması gerektiğini vurguladı
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack dün Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yaptığı açıklamada, Türkiye ile İsrail arasında tırmanan gerilimi küçümseyerek bunun büyük ölçüde söylem düzeyinde kaldığını ifade etti.
Barrack, bazı yetkililerin iki ülkenin yakın gelecekte çatışabileceğine yönelik açıklamalarına karşı çıkarak, “Türkiye öyle kolayca karşı karşıya gelinecek bir ülke değil” dedi.
‘Medya algıyı çarpıtıyor’
Barrack, her iki ülkenin de birbirini çarpıtılmış bir şekilde gördüğünü savunarak, bunda medyanın etkisine dikkat çekti.
Tel Aviv’de sabah gazeteyi açtığınızda ne görüyorsunuz? ‘Osmanlı İmparatorluğu 2.0’ haritası; Viyana’dan Maldivler’e uzanan bir yapı… İstanbul’da gazeteyi açtığınızda ise ‘Büyük İsrail’ söylemiyle karşılaşıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Tarihsel ilişkiler ve kırılma noktası
Middle East Eye’ın haberine göre Türkiye, 1949 yılında İsrail’i tanıyan ilk Müslüman çoğunluklu ülke olmuş ve iki ülke uzun yıllar boyunca güvenlik ve ticaret alanlarında büyük ölçüde istikrarlı ilişkiler yürütmüştü.
2010 yılında Mavi Marmara Baskını sırasında İsrail güçlerinin Gazze’ye yardım götüren Türk gemisine düzenlediği saldırıda 10 kişinin hayatını kaybetmesi, ilişkilerde ciddi bir kırılma yarattı.
Bu olayın ardından Ankara yönetimi, İsrail’in Filistinlilere yönelik politikalarına karşı daha sert bir tutum benimsedi.
2023 normalleşme girişimi başarısız oldu
İki ülke arasında ilişkileri yeniden normalleştirme yönündeki son girişim, Eylül 2023’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun New York’ta bir araya gelmesiyle ivme kazanmıştı.
7 Ekim’de Hamas öncülüğünde İsrail’e düzenlenen saldırılar ve ardından Gazze’de başlayan savaş, bu süreci kısa sürede sona erdirdi.
O tarihten bu yana iki ülke arasında siyasi söylem sertleşirken, eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett Türkiye’yi “potansiyel olarak bir sonraki İran” olarak nitelendirmişti.
ABD denge arayışında
ABD yönetimi, İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarına güçlü destek verirken, Türkiye’nin NATO üyesi olması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik olumlu yaklaşımı, Washington’u iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurmaya yöneltiyor.
Barrack, enerji fiyatlarında İran savaşı sonrası yaşanan dalgalanmaların, bölgesel iş birliğinin önemini ortaya koyduğunu söyledi.
Enerji ve güvenlikte iş birliği şart”
Barrack, Türkiye’nin bölgedeki enerji ve veri akışında kilit rol oynadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Her şey Türkiye üzerinden geçiyor. Fiber optik hatlar, Azerbaycan ve Ermenistan’dan gelen petrol, gaz, veri ve mal akışı… Bunlar nereye gidiyor, nasıl gidiyor?”
İsrail’in Türkiye ile iş birliği yapmasının kendi çıkarına olacağını belirten Barrack, “İsrail, Türkiye ile Abu Dabi ile olduğu gibi bir hizalanma içine girmeli. Suudi Arabistan da İsrail ile aynı çizgide olabilir. Bu, İsrail halkının refahı için en doğru yol” dedi.
Gazze için ortak güç önerisi
Barrack, İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini daha da ileri götürmesi gerektiğini belirterek, Ankara’nın Gazze’de kurulması planlanan uluslararası güvenlik gücüne dahil edilmesini önerdi.
Tom Barrack “İsrail’in yapabileceği en akıllıca şey, Türkiye’yi bu güce dahil olmaya teşvik etmek ve onu bu sürece entegre etmektir” dedi
Hamas ile temasın rolü
Barrack, Türkiye’nin Hamas ile temaslarının, İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına yönelik anlaşmalarda önemli rol oynadığını da ifade etti. Bunun Ankara’nın örgütü resmi olarak terör örgütü ilan etmemesi sayesinde mümkün olduğunu belirtti.
Ankara-Washington hattında temas
Öte yandan Hakan Fidan ile Barrack’ın hafta başında bir araya geldiği ve görüşmenin taraflarca “verimli” olarak nitelendirildiği bildirildi.
Bu açıklamalar, Türkiye ile İsrail arasında artan gerilime rağmen diplomatik ve ekonomik iş birliği ihtimalinin hala masada olduğunu ortaya koyarken, ABD’nin iki ülke arasında denge kurma çabalarının sürdüğüne işaret ediyor.



















